Bebek Gelişimi

Çocuklarda El Ayak Hastalığı ve Korunmanın 8 Yolu

Bebekler zayıf bir bağışıklık sistemi ile dünyaya gelirler. Bu nedenle yavrunuzu kucağınıza aldığınız günden itibaren onu en iyi şekilde besler ve kalabalık, çok sıcak, çok soğuk gibi hastalanmasına sebep olabilecek ortamlardan uzak tutarsınız. Hatta bu konudaki hassasiyetiniz çocuğunuzun maruz kalacağı, yakın mesafede bulunacağı kişilerin sağlık durumlarının takibine bile varabilir. Ancak bunun sonsuza kadar yapamayacağınızın farkında olmalısınız. Miniğinizin kreş ya da anaokuluna başlamasıyla birlikte kontrol alanınız her geçen gün daralacak ve çocuğunuz mikroplarla tanışmaya başlayacaktır. Nezle, grip gibi bir çok hastalığın yanında el ayak hastalığı da kalabalık ortamlarda çocuğunuzu tehdit eden problemlerden biridir.

El Ayak Hastalığı Nedir?

Problem adını hastalık belirtilerinin vücutta belirgin olarak görüldüğü bölgelerden almıştır. El ayak hastalığı nedir dersek; coxsackievirüs A16 ve enterovirüs 71 olarak bilinen parazitlerin sebep olduğu viral bir hastalıktır. Asıl adı el ayak ağız hastalığıdır. Genellikle 10 yaşın altındaki çocuklarda görülen hastalık, bağışıklık sistemi düşük olan yetişkinlerde de görülebilmektedir.

Nasıl Bulaşır?

El ayak hastalığı nedir sorusu kadar nasıl bulaşır sorusunun cevabı da önemlidir. Problem virüs kaynaklı olduğundan dolayı kolayca yayılır. Enfekte kişiyle yakın temas, enfekte kişinin hapşırması, öksürmesi ile bulaşabilir. Hasta bireyin dokunduğu herhangi bir nesneye dokunmak, eşyasını kullanmak, vücut salgısı ya da dışkısı ile temas etmek hastalığın bulaşması için yeterlidir. Bu nedenle okul, kapalı oyun alanları vb. kalabalık ortamlarda enfeksiyonun bulaşma riski çok daha fazladır.

El Ayak Ağız Hastalığı Belirtileri

Hastalığın kuluçka dönemi 3 ile 7 gün arasında değişmektedir. Yanı hastalığa sebep olan virüsün herhangi bir sebeple vücuda girmesinden en az 3 en fazla 7 gün sonra belirtiler görülmeye başlar. En çok göze çarpan el ayak ağız hastalığı belirtileri aşağıdaki gibidir.

  • Grip benzeri halsizlik, yorgunluk
  • Sinirlilik, huysuzluk
  • 2-3 günü aşan ve 38-40 derece arasında seyreden yüksek ateş
  • İştahsızlık
  • Boğaz ağrısı ve yutkunmada zorlanma
  • Soğuk şeyler yemek ve içmek istemek
  • Avuç içi, ayak tabanları, ağız içinde ya da etrafında kızarıklıklar, döküntüler, soyulmalar
  • Kas ağrıları

Yukarıdaki belirtilerin bir ya da birkaçının görülmesi durumunda bebeğinizin el ayak ağız hastalığı geçiriyor olması muhtemeldir. Bu sebeple belirtilerin görülmesi durumunda mutlaka uzaman bir doktora gidilmelidir.

El Ayak Hastalığı Tedavisi

Genellikle enfeksiyon belirtileri görülmeye başlandıktan 7 ile 10 gün sonrasında hastalık kendiliğinden iyileşmektedir. Bu nedenle el ayak hastalığı tedavisi hastalığı iyileştirmekten çok, semptomları hafifletmek amaçlı uygulanır. Hastalığın semptomlarını hafifletmek için uygulayabileceğiniz etkili yöntemler aşağıdaki gibidir.

  • Dondurma, yoğurt, soğuk süt, limonata gibi serin yiyecek ve içecekler ile hem çocuğunuzun ağzındaki yaraları rahatlatmış hem de ona tatlı bir jest yapmış olursunuz.
  • Sıvı gıdalar ile besleyin ve bol bol su verin.
  • Baharatlı, tuzlu, ekşi ve acı yiyecek ve içecekleri çocuğunuzdan uzak tutun.
  • Doktorunuz bebeğin baş ağrısını geçirmek ve ateşini düşürmek için vermiş olduğu ağrı kesici ve ateş düşürücü özellikteki ilaç belirlenen aralıklarla zamanında vermeye dikkat edin.
  • Ağız içinde oluşan yaralar için verilmiş bir sprey var ise bunu zamanında ve belirlenen aralıklarla vermeniz semptomların artmasına fırsat vermeden bebeğinizi rahatlatacaktır.
  • Çocuğunuzun yaşı gargara yapmak için uygunsa ılık ve tuzlu su ile gargara yapmasını sağlayın.
  • Hastalık iyileşse bile hastalığa sebep olan virüs dışkı, tükürük gibi vücut sıvılarında 1 hafta 10 daha görülmeye devam eder. Bu nedenle hastalığın geçmesinden sonra da çocuğun temizliği konusunda özenli davranın. Dışkısı ile temas edebileceği durumlara izin vermeyin ve sık sık banyo yaptırmaya ve ellerini yıkamaya özen gösterin.

Hastalıktan Korunmanın 8 Altın Kuralı

Her hastalıkta olduğu gibi el ayak ağız hastalığı ile baş edebilmenin de en etkili yolu hastalığa sebep olan etkenden korunmaktır. Virüsü kapmanın önüne geçtikten sonra virüsle baş etmek gibi bir probleminiz de olmayacaktır. İşte sizi ve okul çağındaki çocuklarınızı tehdit eden bu problemden korunmanın 8 altın kuralı;

1. Çocuğunuza bol bol su içirin

İnsan vücudunun ortalama %60’ı sudur. Su vücutta metabolizmanın düzenli çalışmasını, enzimlerin aktive olmasını sağlayan önemli bir bileşiktir. Vücuttu biriken toksinler su yardımıyla vücuttan dışarı atılır. Bu nedenle çocuğunuzun gün içerisinde sık sık su tüketmesine dikkat ederek hastalıklara yakalanma olasılığını düşürmüş olursunuz.

2. Dengeli ve düzenli beslenmesini sağlayın

İnsanlar her an mikro organizmalarla etkileşim halindedir. Normalde hastalık oluşturamayan çoğu mikro organizma bağışıklık sisteminin zayıflaması sonucu güçlenerek hastalık oluşturma fırsatı bulur. Çocuğunuzun dengeli ve düzenli beslenmesini sağlayarak sadece el ayak ağız hastalığı virüsüne karşı değil diğer parazitlere karşı da korumuş olursunuz.

3. Çocuğunuza el yıkama alışkanlığı kazandırın

En etkili korunma yolu el yıkamaktır. Çocuğunuza yemeklerden önce, dışarıdan geldikten sonra özellikte tuvaletten sonra mutlaka ellerin yıkanması gerektiği konusunda bilinçlendirin ve bunu alışkanlık haline getirmelerini sağlayın. Unutmayın ki doğru zamanlarda el yıkamak kadar doğru bir şekilde el yıkamak da önemlidir. Çocuğunuza mutlaka avuç içlerini, tırnaklarını ve parmak aralarını etkili ve doğru bir şekilde yıkamayı, iyice durulamayı öğretin. Bu kurallara ailenin diğer bireylerinin de uymasına dikkat edin.

4. Evinizin temizliğine dikkat edin

Evimiz tüm aile bireylerinin yaşadığı ortak bir kullanım alanıdır. Aile bireyleri bu ortak kullanım alanında sadece sevgiyi ve hayatı değil mikropları ve hastalıkları da paylaşmaktadırlar. Dışarıdan ev ortamına getirilen bakteri ve virüslerin yaşamasına ve çoğalmasına fırsat vermemek adına sık aralıklarla evinizi temizleyin. Yıkanabilir eşyaları sık sık yıkayıp, silinebilir yüzeyleri sabunlu su ile temizleyip iyice durulayın. Özellikle elle temas edilen kapı kolları lamba anahtarlarını düzenli aralıklarla dezenfekte edin.

5. Oyuncakları sık aralıklarla dezenfekte edin

Çocuklar gün içerisinde oyuncaklarıyla uzun süre geçirirler. Bu süre içerisinde ise onlara sürekli dokunur, sarılır, farkında olmadan ağızlarına sokarlar. Bu durumda oyuncak üzerinde bulunan mikro organizmalar kolaylıkla çocuğunuzun vücuduna yerleşerek hastalık oluşturabilirler. Bundan korunmak için düzenli aralıklarla pelüş oyuncakları çamaşır makinesinde yıkayarak, elektronik parçaları bulunan pelüşleri ise sabunlu su ile silip sonradan ıslak bezle durulayarak dezenfekte etmelisiniz. Yıkanabilir parçaları ise düşük ısıda doğrudan sabunlu suyla yıkamalısınız.

6. Kapalı oyun alanlarından uzak durun

Özellikle kış aylarında çocukları çıkarmak için yer bulmakta zorluk çeker ve en sonunda alışveriş merkezi gibi kalabalık ve kapalı alanlara gitmeyi tercih edersiniz. “Tabi gitmişken oyun alanına da girmesin mi çocuk, hem sosyalleşmiş olur!” diye düşünüp çocuğunuzu bıraktığınız o ortamda çocuklar oyundan çok mikropları paylaşıyorlar. Çocuğunuzu sıkıca giydirdiğiniz sürece, havanın soğuk olmasından dolayı korkup kaçtığınız sokakların sığındığınız kapalı alanlardan daha güvenli olduğunu unutmayın.

Çocuğunuz oyun alanları konusunda fazla ısrarcı olur ya da siz her şeye rağmen yine de oyun alanını tercih edecek olursanız; eve gelir gelmez derhal çocuğun kıyafetlerini çıkarıp makineye atmaya ve iyi bir banyo yaptırmaya özen göstermelisiniz.

7. Çocuğunuzun her gün kıyafetini değiştirin ve sık aralıklarla banyo yaptırın

Özellikle kreş ya da okula giden çocuğunuzun okuldan gelir gelmez kıyafetlerin ve kirli sepetine atın. Kış mevsiminde en fazla gün aşırı, yaz mevsiminde ise her gün olacak şekilde banyo yaptırın.

8. Yemek yeme gereçleri, havlu, tırnak makası, terlik vb. araç ve gereçler kişiye özel olmalıdır

Tarak, tırnak makası, havlu, nevresim, toka vb. Eşyalar kişiye özel olmalı ve ortak kullanılmamalıdır. Başkasının kullandığı ya da kendi kullandığınız çatal, kaşık, bardak ya da tabak gibi yeme araç gereçlerini çocuğunuzun kullanmasına izin vermemelisiniz.

Biz ebeveynler, çocuklarımızın bulunduğu her ortamı kontrol altında tutamayız! Çocuklar kalabalık ortamlarda sadece sınıflarını, boyalarını, oyunlarını ve oyuncaklarını değil mikroplarını da paylaşacaklar. Bizler ise alacağımız önlemler ile onların ancak hastalanma olasılığını azaltabiliriz. El ayak hastalığı da doğrudan kontrol altına alamayacağımız ancak belirli önlemleri alarak çocuğumuzu koruyabileceğimiz hastalıklardan biridir. Bu nedenle bu hastalığı iyi tanımalı ve hastalığa karşı ne gibi önlemler alabileceğimizi iyi bilmeliyiz.

Etiketler
Daha Fazla Göster

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Kapalı