Anne Sağlığı

Amenore (Adet Olamama) Problemi

Tüm dünyada genetik özelliklere, beslenme şekline, sosyal çevre gibi birçok faktöre göre değişkenlik gösterse de genç kızlarda adet görme yaşı genellikle 10-15 yaşları arasındadır. Genç bir kızda 16 yaşını geçmesine rağmen adet olamama durumu var ve ergenliğe dair herhangi bir belirti yok ise amenore (adet olamama) söz konusu olabilir.

Amenore Nedir?

Amenore, genç bir kızın 14 yaşına gelmesine rağmen göğüslerde büyüme, cinsel organda ve koltuk altında tüylenme gibi ergenlik belirtilerinin olmaması ve 16 yaşını geçmiş olmasına rağmen adet görmemesi durumudur.

Amanore bir hastalık olarak değil, jinekolojik bir bozukluk olarak görülmektedir. Aslında iki tipi mevcuttur. Primer amenore (birincil amenore) yukarıda bahsettiğimiz ergenlik belirtilerinde gecikme ve 16 yaşına kadar henüz adet görememe durumudur. Sekonder amenore (ikincil amenore) ise daha öncesinde adet görmüş bir kadının adet görememesi durumudur.

Amenore Neden Olur?

Bir kadının düzenli bir şekilde adet olması için rahim ve vajinanın, yumurtalıkların, hipofiz bezi ve beyinin doğru ve düzenli bir şekilde çalışması gerekir. Bu organlardaki herhangi bir bozukluk genel işleyişi bozarak amenoreye sebep olabilir. Bu bozuklukları ayrı ayrı inceleyecek olursak,

Hipotalamus ve hipofiz bezi bozuklukları:

Bu sorunlar beyin tümörü ile ilişkili olabilmekle birlikte süt hormonu olan prolaktinomun fazla miktarda salgılanması tüm hormonların dengesini bozarak adet düzensizliğine ve hatta kısırlığa yol açabilir. Genellikle memelerden süt gelmeye başlaması şeklinde belirti gösterir. Doğum sonrasında da hormon bozukluğu olabilmektedir. Doğum sonrası hipofiz bezinde hormon salgılanmasının bozulmasına ise sheehan sendromu denir.

Yumurtalık bozuklukları:

Kemoterapinin yan etkileri olarak ya da prematür overyan yetmezliğinin sonucunda görülebilmektedir. Gonadal agenez (kadında yumurtalık gelişmemesi), resiztan over sendromu (yumurtalık olmasına rağmen oluşan yumurtalık yetmezliği) gibi nedenler de adet görememeye sebep olabilir.

Hiperandrojenizm:

Erkeklik hormonlarından androjenin kadın vücudunda fazlaca üretilmesi menstrual döngüyü bozabilir. Aslında bu hormon tüm kadınlarda az miktarda üretilmektedir. Bu hormonun aşırı olarak üretilmesi polikistik over sendromu, hirsutizm (aşırı tüylenme) gibi hastalıklara yol açmaktadır.

Genetik bozukluklar:

Turner sendromu (büyüyememe) gibi X kromozomunun yokluğu veya bozukluğu neticesinde ortaya çıkan hastalıklar kızlarda cinsel olgunlaşmayı olumsuz etkilemektedir.

Psikiyatrik bozukluklar:

Obsesif kompülsif bozukluk, depresyon, şizofreni gibi psikolojik rahatsızlıklar adet görme bozukluklarına yol açabilir.  Adet olamama problemini çözmek için önce altında yatan psikolojik problemleri çözmek gerekir.

Rahimdeki bozukluklar:

Asherman sendromu adı verilen rahim içi yapışıklık durumu adet olamama sebeplerinden biridir.

Hamilelik:

Aktif bir cinsel bir hayat söz konusuysa, adet gecikmesinde akla ilk gelecek şey hamilelik olmalıdır. Sekonder amenore olduğunuzu düşünürken bir bakmışsınız ki hamilesiniz! Neden olmasın?

Stres:

Günümüzde tüm hastalıklarda baş rolü oynayan stres, adet döngüsünün bozulmasında da büyük rol oynayabilir. Basit, günlük stresten dolayı görülme olasılığı düşük olsa da bazı büyük etkenler buna neden olabilir.

Alkol, uyuşturucu gibi kötü maddeler de menstrual döngüyü olumsuz etkileyebilmektedir. Sekonder amenorede en büyük iki etken gebelik ve menopozdur. Yumurtalıktaki kistler, tümörler ya da tiroit gibi hastalıklar; yetersiz beslenme ve aşırı zayıflık, kimi zaman da bazı doğum kontrol hapları ve oral kontraseptifler adet görememeye neden olabilir.

Amenore Tanısı Ve Tedavisi Nasıl Yapılır?

  • Amanore tanısı için doktor öncelikle son adet dönemi, ilaç kullanımı, cinsel hayat, beslenme ve spor alışkanlığı, hamilelik geçmişi, annenin menopoza girdiği yaş gibi birçok sorular sorar. İlk olarak hamilelik testi istenebilir. Eğer hormonlardan şüpheleniliyorsa tüylenme, sivilcelenme, kabızlık, cilt kuruluğu gibi problemlerin olup olmadığını sorulabilir.
  • Gebelik yoksa probleme yönelik tedaviler uygulanır. Kan ve idrar testleri yapılarak tiroid ve prolaktin hormon düzeyleri kontrol edilebilir. FSH ve LH hormonlarının yüksek olması yumurtalık ile ilgili problemlerin göstergesidir.
  • Bir diğer tanı ise progesteron hormonu verilerek yapılır. Bu hormon alımı ile birlikte kanama gerçekleşirse rahimde herhangi bir problemin olmadığı, ancak yumurtlama gerçekleşmediğinden ötürü progesteron salgılanamadığı sonucuna ulaşılabilir. Eğer kanama olmazsa rahimde ya da vajinada bir problem olduğu ya da östrojen hormonunun eksik olduğu düşünülebilir. Bu durumda iki hormon birlikte verilerek kanama olup olmadığına bakılabilir. Böylece eğer kanama gerçekleşirse hipotalamusa bağlı hormon salgılanmasında bozukluk olduğu düşünülür.

Amenore tanısı konmuş bir kişide hormonal bir bozukluk yoksa pelvis ultrasonu çekilerek genital anormalliklerin olup olmadığına bakılabilir. Polikistik over sendromu olup olmadığı da buradan anlaşılır. Histereskopi ile rahim içi bir problem olup olmadığı anlaşılabilir. Buradan doğan sonuçlara göre cerrahi müdahale istenebilir. Yeme alışkanlığı bozukluğu, aşırı zayıflık ya da obezite varsa bunların giderilmesi istenir. Eğer fiziksel herhangi bir problem yoksa da psikolojik kaynaklı olduğu düşünülüp psikolojik destek verilebilir.

Daha Fazla Göster

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Kapalı